Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam

“Sağlık, Vicdan ve Yönetmek: İlker Yıldırım ile Söyleşi”

Özel Dosya 19.04.2026 - 21:00, Güncelleme: 19.04.2026 - 21:00 85 kez okundu.
 

“Sağlık, Vicdan ve Yönetmek: İlker Yıldırım ile Söyleşi”

“Sağlık, Vicdan ve Yönetmek: İlker Yıldırım ile Söyleşi” Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. İlker Yıldırım, hekimlikten yöneticiliğe uzanan yolculuğunu, üniversite hastanelerinin sorunlarını ve Tekirdağ özelindeki sağlık tablosunu gazetemize anlattı.
“Sağlık, Vicdan ve Yönetmek: İlker Yıldırım ile Söyleşi” Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İlker Yıldırım, hekimlikten yöneticiliğe uzanan yolculuğunu, üniversite hastanelerinin sorunlarını ve Tekirdağ özelindeki sağlık tablosunu gazetemize anlattı. Sizi genellikle “başhekim” kimliğinizle tanıyoruz. Biraz da insan İlker Yıldırım’ı tanıyabilir miyiz? Bu mesleği seçmenizde sizi en çok etkileyen neydi? Öncelikle benimle bu röportajı yapmanız nedeniyle size ve gazetenize çok teşekkür ederim Tayfun Bey. Yazılarınızı ve kitaplarınızı ilgiyle takip ediyoruz. Yaklaşık 25 yıldır hekimlik mesleğinin içindeyim. Anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanıyım, meslek hayatımın büyük bölümünü yoğun bakım alanında geçirdim. Hekimlik, insan sevgisi ve merhamet olmadan yapılabilecek bir meslek değil. Benim tercihimde de bu duygular belirleyici oldu. Hafızamda hâlâ yer eden bir haber vardır; 90’lı yılların başında Kahramanmaraş’ta doktor yetersizliği nedeniyle açılamayan bir hastaneyle ilgiliydi. İstanbul’da doğup büyümüş biri olarak hiç bilmediğim bir şehirdeki bu sorun beni derinden etkilemişti. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden gitmeye çalışan bir Türk genci olarak bu mesleği seçtim. Bu işte idealizm şart. Ülkesine ve insanına hizmet etmeyi hedefleyen tüm gençlere hekimliği gönül rahatlığıyla öneririm. Hekimlikten yöneticiliğe uzanan yol kolay değil. Başhekimlik size en çok ne kattı, sizden en çok neyi aldı? Yöneticilik gerçekten çok farklı bir alan. Ancak daha önce iki yıl başhekim yardımcılığı yaptığım için kurumu ve sorunları yakından tanıyordum. Yoğun bakım sorumluluğu yaptığım yıllar boyunca da birçok branştan meslektaşımla güçlü ilişkiler kurdum. Yaklaşık 2 bin kişilik bir kurumu tek başına yönetmek mümkün değil. Başhekim yardımcılarımız, müdürlerimiz ve birim şeflerimizle birlikte ekip ruhuyla çalışıyoruz. Kamu kurumları ve yerel yönetimlerle kurduğumuz güçlü iş birlikleri de büyük avantaj sağlıyor. Bunun bedeli ise yöneticiliğin 7/24 süren bir sorumluluk olması. Ne yazık ki kendimize ve ailemize ayırdığımız zaman ciddi şekilde azalıyor. Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Hastanesi’nin sizi en çok zorlayan ve en çok heyecanlandıran yönü ne oldu? Aslında doğru iletişimle çözülemeyecek bir sorun yok. Haklıysanız ve bunu doğru ifade ediyorsanız herkes yardımcı olmak istiyor. En büyük problemimiz yatak kapasitemizin yetersizliği. Hastalarımızı yatırıp tedavi etmek istiyoruz ancak fiziki imkânlar her zaman yeterli olmayabiliyor. Buna karşın hastanemizin en güçlü yönü dayanışma kültürü. Hekiminden hemşiresine, tüm personelimizde bu ruhu hissediyorsunuz. Zor görünen durumlarda bile birlikte çözüm üretebiliyoruz. Hastaneyi tek cümleyle tarif etmenizi istesek… Tekirdağ ve çevre illerin sağlık sorunlarını, güncel bilimsel gelişmeler rehberliğinde çözmeyi hedefleyen bir üniversite hastanesi. Yoğunluk ve randevu süreleri vatandaşların en çok şikâyet ettiği konular. Sizce sorun nereden kaynaklanıyor? Sağlık sisteminde karşılanması giderek zorlaşan aşırı bir talep var. Birinci basamak sağlık hizmetlerinin, yani aile hekimliklerinin sevk yetkisi bu yükü azaltabilir. Bugün prostat kanseri olan bir hasta ile basit bir idrar yolu enfeksiyonu olan hasta aynı profesörün önünde sıra bekliyor. Koruyucu sağlık hizmetleri de çok önemli. Vatandaşlarımız hekim önerilerine uymalı ki hastalıklar ortaya çıkmadan ya da kronikleşmeden önlenebilsin. Dünyada hiçbir ülke bu yoğun talebi sınırsız biçimde karşılayamaz. Günlük hasta sayısı ve en yoğun branşlar hangileri? Günlük ortalama 2.500 hastaya hizmet veriyoruz. En yoğun başvurular onkoloji, kalp-damar hastalıkları, endokrinoloji, fizik tedavi ve göz hastalıklarında. Kadın doğum, çocuk, psikiyatri ve tüm cerrahi branşlarımız ile yoğun bakımlarımız da tam kapasite çalışıyor. Özellikle göz hastalıklarında ciddi bir talep var. Personel eksikliği yaşanıyor mu? Öğretim üyesi tarafında, genç hekimlerin akademiyi tercih etmemesi nedeniyle bazı branşlarda sıkıntı yaşıyoruz. Plastik cerrahi, çocuk cerrahisi, patoloji ve mikrobiyoloji bunların başında geliyor. En büyük açığımız ise hemşirelik hizmetlerinde. Doğum izni, yarı zamanlı çalışma gibi nedenlerle eksikler oluşuyor ve telafisi zaman alıyor. Teknisyen, tıbbi sekreter, temizlik ve hasta bakım personeli ihtiyacımız da var. Rektörümüz Prof. Dr. Mümin Şahin, Genel Sekreterimiz Gökhan Saygı ve tüm yöneticilerimiz bu konuda yoğun çaba gösteriyor. İlimizin tüm paydaşlarından destek bekliyoruz. Ameliyatlarda malzeme sıkıntısı yaşanıyor mu? Hayır, böyle bir sorunumuz yok. Hekimlerimizin taleplerini bütçemiz dâhilinde en kaliteli şekilde karşılamaya çalışıyoruz. Bu alanda başhekim yardımcımız Dr. Aliye Çelikkol’un büyük emeği var. Tekirdağ özelinde hasta profili nasıl? Gelecekte daha da büyüyecek önemli bir sorun görüyorum: yaşlı ve kronik hastaların bakımı. Tedavi sonrası bakım yükü aileler için ağırlaşıyor. Yaşlı bakım evleri ve palyatif merkezlerin yaygınlaştırılması artık bir zorunluluk. Kanser vakaları ve kemoterapi talebi artıyor. Hastanenin kapasitesi yeterli mi? Bölgemizde onkoloji ve hematoloji alanında uzmanlaşmış bir hastaneyiz. Yeni ek binamızla birlikte radyasyon onkolojisi ve nükleer tıp birimleri de devreye girecek. Kemoterapi kapasitemiz de artacak, bu alanda daha güçlü bir noktaya geleceğiz. Başhekim olarak sizi en çok zorlayan konu hangisi? Yatak sayılarının yetersizliği ve personel eksikliği. Günün büyük bölümünde “boş yatak” arıyoruz. Bütçe konusunda ise devletimizin desteğini her zaman hissediyoruz. Akademik beklentilerle halkın sağlık ihtiyacı arasında denge kurmak zor mu? Zor ama gerekli. Bazı branşlarda öğretim üyesi sayısının artması gerekiyor. Hekimin hem yoğun hasta yükü hem de akademik çalışma yapması her zaman kolay olmuyor. Bir hastanenin başarısı sizce nasıl ölçülmeli? Bizim için başarı, tedaviye ihtiyacı olan hastaya zamanında ve doğru müdahalede bulunabilmektir. Hasta memnuniyeti elbette önemli ama kamu kaynaklarını da doğru kullanmak gerekir. Önümüzdeki döneme dair somut projeler neler? En güncel projemiz onkoloji ve hematoloji hastanemiz. Radyoterapi, nükleer tıp ve PET-CT hizmetleri sunacağız. Yeni ameliyathanelerle ameliyat sayılarımızda yüzde 40–50 artış bekliyoruz. Üniversite hastaneleri böyle adım adım büyür. 5 yıl sonra Namık Kemal Üniversitesi Hastanesi’ni nerede görmek istiyorsunuz? Tekirdağ ve bölge halkının sağlık hizmeti için başka illere gitmesine gerek kalmadan, çağdaş ve güler yüzlü hizmet sunan güçlü bir üniversite hastanesi olmasını gönülden isterim. Söyleşi: Tayfun Şahin
“Sağlık, Vicdan ve Yönetmek: İlker Yıldırım ile Söyleşi” Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. İlker Yıldırım, hekimlikten yöneticiliğe uzanan yolculuğunu, üniversite hastanelerinin sorunlarını ve Tekirdağ özelindeki sağlık tablosunu gazetemize anlattı.

“Sağlık, Vicdan ve Yönetmek: İlker Yıldırım ile Söyleşi”
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İlker Yıldırım, hekimlikten
yöneticiliğe uzanan yolculuğunu, üniversite hastanelerinin sorunlarını ve Tekirdağ özelindeki sağlık
tablosunu gazetemize anlattı.

Sizi genellikle “başhekim” kimliğinizle tanıyoruz. Biraz da insan İlker Yıldırım’ı tanıyabilir miyiz? Bu
mesleği seçmenizde sizi en çok etkileyen neydi?

Öncelikle benimle bu röportajı yapmanız nedeniyle size ve gazetenize çok teşekkür ederim Tayfun
Bey. Yazılarınızı ve kitaplarınızı ilgiyle takip ediyoruz.
Yaklaşık 25 yıldır hekimlik mesleğinin içindeyim. Anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanıyım, meslek
hayatımın büyük bölümünü yoğun bakım alanında geçirdim.
Hekimlik, insan sevgisi ve merhamet olmadan yapılabilecek bir meslek değil. Benim tercihimde de bu
duygular belirleyici oldu. Hafızamda hâlâ yer eden bir haber vardır; 90’lı yılların başında
Kahramanmaraş’ta doktor yetersizliği nedeniyle açılamayan bir hastaneyle ilgiliydi. İstanbul’da doğup
büyümüş biri olarak hiç bilmediğim bir şehirdeki bu sorun beni derinden etkilemişti.
Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden gitmeye çalışan bir Türk genci olarak bu mesleği
seçtim. Bu işte idealizm şart. Ülkesine ve insanına hizmet etmeyi hedefleyen tüm gençlere hekimliği
gönül rahatlığıyla öneririm.

Hekimlikten yöneticiliğe uzanan yol kolay değil. Başhekimlik size en çok ne kattı, sizden en çok neyi
aldı?

Yöneticilik gerçekten çok farklı bir alan. Ancak daha önce iki yıl başhekim yardımcılığı yaptığım için
kurumu ve sorunları yakından tanıyordum. Yoğun bakım sorumluluğu yaptığım yıllar boyunca da
birçok branştan meslektaşımla güçlü ilişkiler kurdum.
Yaklaşık 2 bin kişilik bir kurumu tek başına yönetmek mümkün değil. Başhekim yardımcılarımız,
müdürlerimiz ve birim şeflerimizle birlikte ekip ruhuyla çalışıyoruz. Kamu kurumları ve yerel
yönetimlerle kurduğumuz güçlü iş birlikleri de büyük avantaj sağlıyor.
Bunun bedeli ise yöneticiliğin 7/24 süren bir sorumluluk olması. Ne yazık ki kendimize ve ailemize
ayırdığımız zaman ciddi şekilde azalıyor.

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Hastanesi’nin sizi en çok zorlayan ve en çok heyecanlandıran
yönü ne oldu?

Aslında doğru iletişimle çözülemeyecek bir sorun yok. Haklıysanız ve bunu doğru ifade ediyorsanız
herkes yardımcı olmak istiyor.
En büyük problemimiz yatak kapasitemizin yetersizliği. Hastalarımızı yatırıp tedavi etmek istiyoruz
ancak fiziki imkânlar her zaman yeterli olmayabiliyor.
Buna karşın hastanemizin en güçlü yönü dayanışma kültürü. Hekiminden hemşiresine, tüm
personelimizde bu ruhu hissediyorsunuz. Zor görünen durumlarda bile birlikte çözüm üretebiliyoruz.

Hastaneyi tek cümleyle tarif etmenizi istesek…

Tekirdağ ve çevre illerin sağlık sorunlarını, güncel bilimsel gelişmeler rehberliğinde çözmeyi
hedefleyen bir üniversite hastanesi.

Yoğunluk ve randevu süreleri vatandaşların en çok şikâyet ettiği konular. Sizce sorun nereden
kaynaklanıyor?

Sağlık sisteminde karşılanması giderek zorlaşan aşırı bir talep var. Birinci basamak sağlık
hizmetlerinin, yani aile hekimliklerinin sevk yetkisi bu yükü azaltabilir.
Bugün prostat kanseri olan bir hasta ile basit bir idrar yolu enfeksiyonu olan hasta aynı profesörün
önünde sıra bekliyor.
Koruyucu sağlık hizmetleri de çok önemli. Vatandaşlarımız hekim önerilerine uymalı ki hastalıklar
ortaya çıkmadan ya da kronikleşmeden önlenebilsin. Dünyada hiçbir ülke bu yoğun talebi sınırsız
biçimde karşılayamaz.

Günlük hasta sayısı ve en yoğun branşlar hangileri?

Günlük ortalama 2.500 hastaya hizmet veriyoruz.
En yoğun başvurular onkoloji, kalp-damar hastalıkları, endokrinoloji, fizik tedavi ve göz
hastalıklarında. Kadın doğum, çocuk, psikiyatri ve tüm cerrahi branşlarımız ile yoğun bakımlarımız da
tam kapasite çalışıyor. Özellikle göz hastalıklarında ciddi bir talep var.

Personel eksikliği yaşanıyor mu?

Öğretim üyesi tarafında, genç hekimlerin akademiyi tercih etmemesi nedeniyle bazı branşlarda sıkıntı
yaşıyoruz. Plastik cerrahi, çocuk cerrahisi, patoloji ve mikrobiyoloji bunların başında geliyor.
En büyük açığımız ise hemşirelik hizmetlerinde. Doğum izni, yarı zamanlı çalışma gibi nedenlerle
eksikler oluşuyor ve telafisi zaman alıyor.
Teknisyen, tıbbi sekreter, temizlik ve hasta bakım personeli ihtiyacımız da var. Rektörümüz Prof. Dr.
Mümin Şahin, Genel Sekreterimiz Gökhan Saygı ve tüm yöneticilerimiz bu konuda yoğun çaba
gösteriyor. İlimizin tüm paydaşlarından destek bekliyoruz.

Ameliyatlarda malzeme sıkıntısı yaşanıyor mu?

Hayır, böyle bir sorunumuz yok. Hekimlerimizin taleplerini bütçemiz dâhilinde en kaliteli şekilde
karşılamaya çalışıyoruz. Bu alanda başhekim yardımcımız Dr. Aliye Çelikkol’un büyük emeği var.

Tekirdağ özelinde hasta profili nasıl?

Gelecekte daha da büyüyecek önemli bir sorun görüyorum: yaşlı ve kronik hastaların bakımı. Tedavi
sonrası bakım yükü aileler için ağırlaşıyor.
Yaşlı bakım evleri ve palyatif merkezlerin yaygınlaştırılması artık bir zorunluluk.

Kanser vakaları ve kemoterapi talebi artıyor. Hastanenin kapasitesi yeterli mi?

Bölgemizde onkoloji ve hematoloji alanında uzmanlaşmış bir hastaneyiz. Yeni ek binamızla birlikte
radyasyon onkolojisi ve nükleer tıp birimleri de devreye girecek.
Kemoterapi kapasitemiz de artacak, bu alanda daha güçlü bir noktaya geleceğiz.

Başhekim olarak sizi en çok zorlayan konu hangisi?

Yatak sayılarının yetersizliği ve personel eksikliği. Günün büyük bölümünde “boş yatak” arıyoruz.
Bütçe konusunda ise devletimizin desteğini her zaman hissediyoruz.

Akademik beklentilerle halkın sağlık ihtiyacı arasında denge kurmak zor mu?

Zor ama gerekli. Bazı branşlarda öğretim üyesi sayısının artması gerekiyor. Hekimin hem yoğun hasta
yükü hem de akademik çalışma yapması her zaman kolay olmuyor.

Bir hastanenin başarısı sizce nasıl ölçülmeli?

Bizim için başarı, tedaviye ihtiyacı olan hastaya zamanında ve doğru müdahalede bulunabilmektir.
Hasta memnuniyeti elbette önemli ama kamu kaynaklarını da doğru kullanmak gerekir.

Önümüzdeki döneme dair somut projeler neler?

En güncel projemiz onkoloji ve hematoloji hastanemiz. Radyoterapi, nükleer tıp ve PET-CT hizmetleri
sunacağız.
Yeni ameliyathanelerle ameliyat sayılarımızda yüzde 40–50 artış bekliyoruz. Üniversite hastaneleri
böyle adım adım büyür.

5 yıl sonra Namık Kemal Üniversitesi Hastanesi’ni nerede görmek istiyorsunuz?

Tekirdağ ve bölge halkının sağlık hizmeti için başka illere gitmesine gerek kalmadan, çağdaş ve güler
yüzlü hizmet sunan güçlü bir üniversite hastanesi olmasını gönülden isterim.

Söyleşi: Tayfun Şahin

Tekirdağ HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.