Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir

“Tekirdağ’da nasıl bir belediyecilik kurduk?” Başkan anlatıyor: İki yılda yapılanlar ve kurulan sistem

Özel Dosya 28.04.2026 - 11:54, Güncelleme: 28.04.2026 - 11:54 43 kez okundu.
 

“Tekirdağ’da nasıl bir belediyecilik kurduk?” Başkan anlatıyor: İki yılda yapılanlar ve kurulan sistem

“Tekirdağ’da nasıl bir belediyecilik kurduk?” Başkan anlatıyor: İki yılda yapılanlar ve kurulan sistem
“Tekirdağ’da nasıl bir belediyecilik kurduk?” Başkan anlatıyor: İki yılda yapılanlar ve kurulan sistem Kıymetli Tekirdağlılar, Bugün aslında yalnızca iki yıllık hizmet dönemimizin bir muhasebesini yapmak için bir araya gelmiş değiliz. Amacımız sadece yapılan işleri sıralamak ya da bir faaliyet listesi sunmak da değil. Biz burada, Tekirdağ’da nasıl bir belediyecilik anlayışı kurduğumuzu, bu anlayışı hangi temellere dayandırdığımızı ve bu şehrin geleceğini nasıl bir iradeyle şekillendirdiğimizi anlatmak istiyoruz. Çünkü bazı dönemler vardır; yapılan işlerin sayısından çok, o işlerin arkasındaki akıl, kararlılık ve şehir vizyonu önemlidir. Biz göreve geldiğimiz günden bu yana tam olarak böyle bir anlayışı inşa etmeye çalışıyoruz. “Tekirdağ’a sadece bugünden bakmadık” Tekirdağ’a hiçbir zaman sadece bugünün ihtiyaçları üzerinden bakmadık. Bu şehri yalnızca sorunların toplandığı bir alan olarak değil; aynı zamanda büyük bir potansiyelin, güçlü bir toplumsal enerjinin ve ortak bir geleceğin taşıyıcısı olarak gördük. Bizim için belediyecilik; sadece hizmet üretmek değildir. Aynı zamanda güven inşa etmektir. Eşitliği büyütmektir. Bir şehre yön vermektir. Bir şehir; en uzak mahallesindeki vatandaş kendini ne kadar görülmüş hissediyorsa, bir çocuk geleceğe ne kadar umutla bakıyorsa, bir kadın yaşam yükünü ne kadar hafif hissediyorsa, bir genç kendi şehrinde kalmak istiyorsa… işte o kadar büyür. Biz de bu anlayışla, hiçbir vatandaşı geri planda bırakmadan, hiçbir ihtiyacı küçük görmeden çalıştık. “Gösterilen değil, hissedilen belediyecilik” Bizim hedefimiz hiçbir zaman sadece “göze görünen işler” yapmak olmadı. Biz; gösterilen değil hissedilen, anlatılan değil hayatın içinde karşılığı olan, günü kurtaran değil yarını kuran bir belediyeciliği tercih ettik. Her adımda kendimize tek bir soru sorduk: “Bu yaptığımız iş, vatandaşın hayatını gerçekten iyileştiriyor mu?” Eğer cevap evetse devam ettik. Eksikse yeniden baktık, yeniden planladık. “Mali disiplin bir tercih değil, yönetim modelidir” İlk günden itibaren çok net bir karar aldık. Kiralamak yerine sahip olacağız. Satmak yerine koruyacağız. Dışa bağımlı olmak yerine kendi gücümüze dayanacağız. Bu yüzden birçok alanda “öz malımız” anlayışını büyüttük. Araçtan ekipmana kadar pek çok alanda kiralama yerine satın alma yoluna gittik. Çünkü biliyoruz ki güçlü bir belediye ancak güçlü öz kaynaklarla mümkündür. Bugün geldiğimiz noktada, hizmetlerimizin büyük bölümünü kendi imkânlarımızla finanse edebilen bir yapı kurduk. Borçlanmadan da hizmet üretilebileceğini gösterdik. Ama şunu açıkça söylemek isterim: Bu sadece mali bir tercih değil. Bu, Tekirdağ’ın geleceğini koruyan bir yönetim modelidir. “Vatandaşın sesi bizim yol haritamız oldu” Biz belediyeciliği masa başında kurulan bir sistem olarak görmüyoruz. Vatandaşı dinleyen, veriyi analiz eden, birlikte çözüm üreten bir anlayışla hareket ediyoruz. Bize gelen her talep, her şikâyet bizim için çok kıymetli bir veri. Çünkü o başvurular bize şunu gösteriyor: Bu şehir ne yaşıyor? Neye ihtiyaç duyuyor? Nerede zorlanıyor? Ve burada çok çarpıcı bir tabloyla karşılaştık. Başvuruların yarısından fazlası sosyal yardım taleplerinden oluşuyor. Bu bize şunu açıkça gösterdi: İnsanlarımız yalnızca hizmet değil, destek de bekliyor. Yalnız olmadığını hissetmek istiyor. “Sosyal belediyeciliği 7 kat büyüttük” Bu tabloyu gördükten sonra sosyal hizmetleri merkezimize aldık. İlk yıl dolmadan sosyal hizmet kapasitemizi 7 kat artırdık. İki yılda: Binlerce kişiye nakdi yardım sağladık Emeklilere pazar desteği verdik Öğrencilere eğitim desteği sunduk Yeni doğan bebeklere destek olduk Gençlere internet desteği sağladık Ama mesele sadece rakam değil. Biz burada bir güven sistemi kurduk. İhtiyacı doğru tespit eden, sürdürülebilir bir destek modeli oluşturduk. “Kadın, çocuk, yaşlı… herkesin yanında olduk” Kadın danışma merkezlerimizle sadece destek vermedik, güçlendiren bir sistem kurduk. Engelli ve yaşlı hizmetlerinde ise doğrudan hayatın içine girdik: Ev temizliği, bakım, ulaşım, psikolojik destek, fizyoterapi… Yani sadece hizmet üretmedik; evin içine dokunan bir belediyecilik kurduk. “Sağlıkta da sorumluluk aldık” Hasta nakil hizmetlerimizi artırdık. Ambulans sayımızı yükselttik. Koruyucu sağlık hizmetlerine başladık. Çünkü belediyecilik artık sadece yol yapmak değildir. İnsanın hayatına dokunmaktır. “Altyapıda cesur davrandık” Altyapı zor iştir. Kazarsınız, eleştirilirsiniz. Maliyetlidir, zahmetlidir. Ama yapılmazsa şehir geleceğini kaybeder. Biz zor olanı seçtik. Yıllardır ertelenen sorunların üzerine gittik. Şehrin altını yeniden kurmaya başladık. İçme suyu, kanalizasyon, arıtma… hepsinde büyük bir dönüşüm başlattık. Çünkü biliyoruz ki: Sağlam altyapı olmadan güçlü gelecek olmaz. “Ulaşımda şehrin hareketini güçlendirdik” Yollar sadece asfalt değildir. Bir öğrencinin okula ulaşmasıdır. Bir üreticinin tarlasına gitmesidir. Bir vatandaşın hayatını kolaylaştırmaktır. İki yılda yüzlerce kilometrelik yol çalışması yaptık. Kırsalı merkezle daha güçlü bağladık. “Biz günü değil, geleceği kuruyoruz” Bugün ortaya koyduğumuz tablo, birbirinden kopuk işler değil. Hepsi aynı anlayışın ürünü: Planlı, disiplinli, insan odaklı bir yönetim. Biz popüler olanın değil, gerekli olanın yanında durduk. Geçici çözümler değil, kalıcı sistemler kurduk. Çünkü biz inanıyoruz ki: Bir şehrin geleceği, ne kadar iş yaptığıyla değil, o işleri hangi akılla yaptığıyla belirlenir. Ve biz Tekirdağ’da tam olarak bunu yapıyoruz.
“Tekirdağ’da nasıl bir belediyecilik kurduk?” Başkan anlatıyor: İki yılda yapılanlar ve kurulan sistem

“Tekirdağ’da nasıl bir belediyecilik kurduk?”

Başkan anlatıyor: İki yılda yapılanlar ve kurulan sistem

Kıymetli Tekirdağlılar,

Bugün aslında yalnızca iki yıllık hizmet dönemimizin bir muhasebesini yapmak için bir araya gelmiş değiliz. Amacımız sadece yapılan işleri sıralamak ya da bir faaliyet listesi sunmak da değil. Biz burada, Tekirdağ’da nasıl bir belediyecilik anlayışı kurduğumuzu, bu anlayışı hangi temellere dayandırdığımızı ve bu şehrin geleceğini nasıl bir iradeyle şekillendirdiğimizi anlatmak istiyoruz.

Çünkü bazı dönemler vardır; yapılan işlerin sayısından çok, o işlerin arkasındaki akıl, kararlılık ve şehir vizyonu önemlidir. Biz göreve geldiğimiz günden bu yana tam olarak böyle bir anlayışı inşa etmeye çalışıyoruz.

“Tekirdağ’a sadece bugünden bakmadık”

Tekirdağ’a hiçbir zaman sadece bugünün ihtiyaçları üzerinden bakmadık. Bu şehri yalnızca sorunların toplandığı bir alan olarak değil; aynı zamanda büyük bir potansiyelin, güçlü bir toplumsal enerjinin ve ortak bir geleceğin taşıyıcısı olarak gördük.

Bizim için belediyecilik;
sadece hizmet üretmek değildir.
Aynı zamanda güven inşa etmektir.
Eşitliği büyütmektir.
Bir şehre yön vermektir.

Bir şehir;
en uzak mahallesindeki vatandaş kendini ne kadar görülmüş hissediyorsa,
bir çocuk geleceğe ne kadar umutla bakıyorsa,
bir kadın yaşam yükünü ne kadar hafif hissediyorsa,
bir genç kendi şehrinde kalmak istiyorsa…
işte o kadar büyür.

Biz de bu anlayışla, hiçbir vatandaşı geri planda bırakmadan, hiçbir ihtiyacı küçük görmeden çalıştık.

“Gösterilen değil, hissedilen belediyecilik”

Bizim hedefimiz hiçbir zaman sadece “göze görünen işler” yapmak olmadı.

Biz;
gösterilen değil hissedilen,
anlatılan değil hayatın içinde karşılığı olan,
günü kurtaran değil yarını kuran
bir belediyeciliği tercih ettik.

Her adımda kendimize tek bir soru sorduk:
“Bu yaptığımız iş, vatandaşın hayatını gerçekten iyileştiriyor mu?”

Eğer cevap evetse devam ettik.
Eksikse yeniden baktık, yeniden planladık.

“Mali disiplin bir tercih değil, yönetim modelidir”

İlk günden itibaren çok net bir karar aldık.

Kiralamak yerine sahip olacağız.
Satmak yerine koruyacağız.
Dışa bağımlı olmak yerine kendi gücümüze dayanacağız.

Bu yüzden birçok alanda “öz malımız” anlayışını büyüttük.

Araçtan ekipmana kadar pek çok alanda kiralama yerine satın alma yoluna gittik. Çünkü biliyoruz ki güçlü bir belediye ancak güçlü öz kaynaklarla mümkündür.

Bugün geldiğimiz noktada, hizmetlerimizin büyük bölümünü kendi imkânlarımızla finanse edebilen bir yapı kurduk. Borçlanmadan da hizmet üretilebileceğini gösterdik.

Ama şunu açıkça söylemek isterim:
Bu sadece mali bir tercih değil.
Bu, Tekirdağ’ın geleceğini koruyan bir yönetim modelidir.

“Vatandaşın sesi bizim yol haritamız oldu”

Biz belediyeciliği masa başında kurulan bir sistem olarak görmüyoruz.

Vatandaşı dinleyen, veriyi analiz eden, birlikte çözüm üreten bir anlayışla hareket ediyoruz.

Bize gelen her talep, her şikâyet bizim için çok kıymetli bir veri. Çünkü o başvurular bize şunu gösteriyor:

Bu şehir ne yaşıyor?
Neye ihtiyaç duyuyor?
Nerede zorlanıyor?

Ve burada çok çarpıcı bir tabloyla karşılaştık.

Başvuruların yarısından fazlası sosyal yardım taleplerinden oluşuyor.

Bu bize şunu açıkça gösterdi:
İnsanlarımız yalnızca hizmet değil, destek de bekliyor.
Yalnız olmadığını hissetmek istiyor.

“Sosyal belediyeciliği 7 kat büyüttük”

Bu tabloyu gördükten sonra sosyal hizmetleri merkezimize aldık.

İlk yıl dolmadan sosyal hizmet kapasitemizi 7 kat artırdık.

İki yılda:

  • Binlerce kişiye nakdi yardım sağladık
  • Emeklilere pazar desteği verdik
  • Öğrencilere eğitim desteği sunduk
  • Yeni doğan bebeklere destek olduk
  • Gençlere internet desteği sağladık

Ama mesele sadece rakam değil.

Biz burada bir güven sistemi kurduk.
İhtiyacı doğru tespit eden, sürdürülebilir bir destek modeli oluşturduk.

“Kadın, çocuk, yaşlı… herkesin yanında olduk”

Kadın danışma merkezlerimizle sadece destek vermedik, güçlendiren bir sistem kurduk.

Engelli ve yaşlı hizmetlerinde ise doğrudan hayatın içine girdik:

Ev temizliği, bakım, ulaşım, psikolojik destek, fizyoterapi…

Yani sadece hizmet üretmedik;
evin içine dokunan bir belediyecilik kurduk.

“Sağlıkta da sorumluluk aldık”

Hasta nakil hizmetlerimizi artırdık.
Ambulans sayımızı yükselttik.
Koruyucu sağlık hizmetlerine başladık.

Çünkü belediyecilik artık sadece yol yapmak değildir.
İnsanın hayatına dokunmaktır.

“Altyapıda cesur davrandık”

Altyapı zor iştir.

Kazarsınız, eleştirilirsiniz.
Maliyetlidir, zahmetlidir.
Ama yapılmazsa şehir geleceğini kaybeder.

Biz zor olanı seçtik.

Yıllardır ertelenen sorunların üzerine gittik.
Şehrin altını yeniden kurmaya başladık.

İçme suyu, kanalizasyon, arıtma…
hepsinde büyük bir dönüşüm başlattık.

Çünkü biliyoruz ki:
Sağlam altyapı olmadan güçlü gelecek olmaz.

“Ulaşımda şehrin hareketini güçlendirdik”

Yollar sadece asfalt değildir.

Bir öğrencinin okula ulaşmasıdır.
Bir üreticinin tarlasına gitmesidir.
Bir vatandaşın hayatını kolaylaştırmaktır.

İki yılda yüzlerce kilometrelik yol çalışması yaptık.
Kırsalı merkezle daha güçlü bağladık.

“Biz günü değil, geleceği kuruyoruz”

Bugün ortaya koyduğumuz tablo, birbirinden kopuk işler değil.

Hepsi aynı anlayışın ürünü:
Planlı, disiplinli, insan odaklı bir yönetim.

Biz popüler olanın değil, gerekli olanın yanında durduk.
Geçici çözümler değil, kalıcı sistemler kurduk.

Çünkü biz inanıyoruz ki:

Bir şehrin geleceği,
ne kadar iş yaptığıyla değil,
o işleri hangi akılla yaptığıyla belirlenir.

Ve biz Tekirdağ’da tam olarak bunu yapıyoruz.

Tekirdağ HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.