Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul'un fethini halen içlerine sindiremeyen hazımsızlar var / Geniş haber

Güncel (AA) - Anadolu Ajansı | 29.05.2026 - 17:15, Güncelleme: 29.05.2026 - 17:15 18 kez okundu.
 

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul'un fethini halen içlerine sindiremeyen hazımsızlar var / Geniş haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul'un fethini halen içlerine sindiremeyen hazımsızlar var / Geniş haber
Gülseren KARAPINAR-Ulaşcan ÖZER/İSTANBUL, (DHA)-“İSTANBUL'un Fethi'nden Gönüllerin Fethine" programında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “İstanbul'un fethini halen içlerine sindiremeyen hazımsızlar var. 573 yıllık öfkenin pençesinden bir türlü kurtulamayanlar var. Bunların gerek içeride gerekse dışarıda ama buldukları her fırsatta bu hazımsızlıklarını, bu rahatsızlıklarını ifşa ettiklerini görüyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'un fethinin 573'üncü yıl dönümü ile Kurban Bayramı dolayısıyla AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen "İstanbul'un Fethi'nden Gönüllerin Fethine" programına katıldı. Erdoğan'ın yanı sıra programda İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İstanbul Valisi Davut Gül ve AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ile çok sayıda partili hazır bulundu. Fetih ruhu ile bayram coşkusunun bir arada yaşandığı programda Cumhurbaşkanı Erdoğan, partililerle bir araya geldi. Yoğun katılımın olduğu etkinlikte İstanbul'un fethinin tarihi anlamı vurgulanırken, birlik ve beraberlik mesajları öne çıktı.'HER BİRİNİZİN KURBAN BAYRAMI'NI CANIGÖNÜLDEN TEBRİK EDİYORUM'Programda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Aziz milletim, Sevgili İstanbullular, AK Parti İstanbul İl Teşkilatımızın çok değerli mensupları, sevgili gençler, hanımefendiler, beyefendiler sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Sizlerle birlikte 86 milyon vatandaşımızın her birini saygıyla selamlıyor, dünyanın 150'den fazla ülkesinde hayat ve haysiyet mücadelesi veren tüm kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Bugün hem sizlerle bayramlaşalım hem de İstanbul'un fethinin 573'üncü sene-i devriyesini coşkuyla kutlayalım istedik. Fethin 573'üncü yıl dönümünde İstanbul daha bir güzel. Bu mübarek bayram gününde sizler daha bir güzelsiniz. Öncelikle her birinizin Kurban Bayramı'nı canı gönülden tebrik ediyorum. Aynı şekilde dünyanın dört bir yanında yaşayan, bayramda sıla hasreti gözünde tüten bütün vatandaşlarımızın, gönül coğrafyamızdaki her kardeşimizin, yeryüzündeki her Müslüman'ın bayramını tebrik ediyorum” dedi. 'BAYRAM, CENNET YÜZLÜ ÇOCUKLARIN YÜZLERİNDE TEBESSÜM ÇİÇEKLERİ AÇINCA BAYRAM OLUR'Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bayramın sizler için, tüm İstanbul ve Türkiye için, İslam dünyası ve insanlık için mübarek olmasını; kardeşliğe, barışa, huzura vesile olmasını Cenab-ı Allah'tan niyaz ediyorum. Kestiğiniz, kestiğiniz kurbanların Hak Teala katında makbul olmasını diliyorum. Bayram, şüphesiz en çok da çocuklar için bayramdır. Bayram, cennet yüzlü çocukların yüzlerinde tebessüm çiçekleri açınca bayram olur; asıl böyle anlamını bulur. Türkiye'nin tüm çocuklarının, dünyanın tüm çocuklarının bayramını bugün özellikle tebrik ediyor, her birini sevgiyle kucaklıyor, minik yanaklarından öpüyor, her günlerinin bayram havasında geçmesini temenni ediyorum” dedi.'GARİP GURABANIN KAPISINI ÇALIYOR, ÖKSÜZÜN, YETİMİN BAŞINI OKŞUYOR'Cumhurbaşkanı Erdoğan, “insanımızın dostluğu, kardeşliği, milli ve manevi değerlerini en canlı biçimde yaşadığı müstesna zamanlardır. Bayramlar, yardımlaşma ve paylaşma duygularımızı yüceltmenin yanı sıra, birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirdiğimiz özel günlerdir. Milletçe bayram günlerinde bu hissiyatı, bu ruhu, bu inancı çok daha diri bir içinde idrak ve ihya ediyoruz. Garip gurabanın kapısını çalıyor, öksüzün, yetimin başını okşuyor, en yakınımızdan başlayarak ihtiyaç sahiplerinin de derdiyle dertleniyoruz. Bayramlar, millet olarak bizi birbirimize yakınlaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda dünyanın dört bir yanındaki kardeşlerimizle de aramızda yeni muhabbet köprülerinin kurulmasını sağlıyor. Bayramlar, tüm farklılıklarımızı bir tarafa bırakıp ümmet olma şuurumuzun daha da perçinlenmesine vesile oluyor. Geçenlerde Hakk'a uğurladığımız şair Murat Kapkıner bu bilinci şöyle ifade ediyordu: 'Afrika'da öldürülse bir yerli, canı benden çıkıyor, seni bildim bileli.' İşte bu hissiyatla dünyanın en ücra köşesine kadar milletimizin merhamet ve şefkat elini ulaştıran gönüllü kuruluşlarımıza, hayırseverlerimize, sivil toplum örgütlerimize bugün hassaten teşekkür ediyorum. Cenab-ı Allah onların eksikliğini bu millete ve ümmete göstermişin” diye konuştu.'PEYGAMBERİNİN MÜJDESİNE NAİL OLAN SULTAN FATİH'İN YOLUNDAN AYIRMASIN'Erdoğan, “Şu anda hac farizasını yerine getirmek üzere kutsal topraklarda bulunan kardeşlerimizin ibadetlerinin kabul olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Gönülden yapılan duaların geri çevrilmediği bu mübarek günde, Fatih Sultan Mehmet Han'ın şu duasına bizler de yürekten 'Amin' diyoruz: 'Zülfünün zincirine bende eyledi şahım beni, kulluğundan kalmasın azad Allah'ım beni.' Evet, Rabbim bizleri kendi yolundan, Peygamberinin yolundan, Peygamberinin müjdesine nail olan Sultan Fatih'in yolundan ayırmasın. Rabbim nusretini, hamiyetini, merhametini milletimizden eksik etmesin. Rabbim bu mübarek günler hatırına bütün mazlum ve yaralı coğrafyaları hasretini çektiğimiz huzur ortamına kavuştursun” dedi. 'O ŞANLI KOMUTANI AYNI ŞEKİLDE KEMAL-İ EDEPLE YAD EDİYORUM'Erdoğan, “Şu anda karşımda İstanbul var. Çok değerli İstanbul'umuz. Bugün bir taraftan Kurban Bayramı'nın sevincini yaşarken, diğer taraftan İstanbul'un fethinin 573'üncü yılına kavuşmanın heyecanı içindeyiz. Bu anlamlı günde, tam 573 sene önce İstanbul'un fethine katılan, bu şehrin surlarında şehit olan, gazi olan her büyüğümüzü rahmetle anıyorum. Henüz 21 yaşındayken İstanbul'un fethini gerçekleştiren o şanlı komutanı aynı şekilde kemal-i edeple yad ediyorum. Yine burada diliyorum; semalarımızdan ezan-ı Muhammedi'ler eksilmesin. Bayrağımız gökyüzünde nazlı nazlı dalgalansın. Mabetlerimizin üzerine namahrem eli değmesin. Her metrekaresinde bir şehidin yattığı bu aziz topraklar kirletilmesin diye fedai can eyleyen tüm kahramanlara Rabbimden rahmet diliyorum" dedi.'İSTANBUL'UN FETHİ SADECE BİR BÜYÜK ZAFER, SADECE ÇAĞ AÇIP ÇAĞ KAPAYAN BİR OLAY DEĞİL'Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim, sevgili gençler; bu mübarek günde şu noktaya özellikle dikkatlerinizi çekmek istiyorum. İstanbul'un fethi sadece bir büyük zafer, sadece çağ açıp çağ kapayan bir olay değil; dünyanın gözbebeği bir şehirde karanlığın aydınlığa tecellisidir. İstanbul'un fethi, can ve mal güvenliğinin olmadığı bir şehirde yüzyıllar sürecek bir huzur ve güvenlik ortamının tesis edilmesidir. İstanbul'un fethi, her kökene, her inanca, her görüşe o güne kadar gösterilmeyen hoşgörünün gösterilmesi, verilmeyen değerin verilmesidir. İstanbul'un fethi, coğrafya için fitne üreten bir ocağın söndürülmesi yerine, kıyamete kadar sönmeyecek hak ve hakkaniyet ocağının yakılmasıdır. İstanbul'un fethi, Ayasofya dahil mabetleri soyulan, tahrip edilen, semtleri bataklığa dönüşen bir şehrin imarıdır, ihyasıdır, hayat bulmasıdır” dedi.'İSTANBUL'UN FETHİ VE 500 YILLIK İMPARATORLUK YALNIZCA GENÇ TÜRK HÜKÜMDARININ ESERİDİR'Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bu hakikati büyük tarihçi, rahmetli Halil İnalcık bakınız nasıl anlatıyor. O, 1451'de tahta oturduğu andan bu yana fethi başarmak için gece gündüz çalışıp her türlü diplomatik, askeri, teknolojik ve idari önlemi düşünmüş ve almış. 20 Nisan deniz bozgunu fethi tehlikeye düşürdüğü anda azim ve kararından sarsılmamış. İstanbul'un fethi ve 500 yıllık imparatorluk yalnızca genç Türk hükümdarının eseridir. Bu tarihi bir gerçektir. Harap bir şehir olarak aldığı Konstantiniyye'yi Fatih, vakıflara dayanan külliye imaretleriyle muhteşem bir Türk-İslam şehri olarak yeniden inşa etmiştir” dedi.'KIZIL ELMASI UĞRUNA NELERİ BAŞARABİLECEĞİNİN NUMUNESİDİR'Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne diyordu? 'Letüftehanne'l Konstantiniyyete veleni'mel emiru emiruha veleni'mel ceyşu zalike'l ceyş' , 'İstanbul muhakkak fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, onun askeri ne güzel askerdir" İstanbul'un fethi, iki dünyanın, iki kıtanın birleştiği bu şehre 573 yıldır batmayan bir güneşin doğması, bir baharın gelmesidir. İstanbul'un fethi, yeryüzünde fitneyi ortadan kaldırmayı hayatının amacı haline getiren, bunun için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan 21 yaşındaki gencin, dünya tarihinde örneği görülmeyen bir barış ve kardeşlik iklimini mayalamasıdır. İstanbul'un fethi, bu topraklarda Malazgirt'le başlayan fetihler silsilemizin en parlak halkasıdır. Hani diyor ya Fazıl Hüsnü Dağlarca: 'Havanın mavisinde, denizin yeşilinde bir türkü, Orta Asya'dan beri duymuşuz. Anamızın sütünden bayraklara kadar, Yüze fetihle büyümüşüz. Nur ile kuvvet ile aşk ile Kaderin büyüsünü bozmuşuz. Görmüşüz suretini güzelliğin, Koca felaketlere gülmüşüz. Cihanın yarısı gök, Önünde şehit şehit durmuşuz. Cihanın yarısı İstanbul, Almışız' İşte İstanbul'un fethi, devamında fetihler doğuran gaza medeniyetimizin en büyük kapılarından, en büyük kaynaklarından biridir. İstanbul'un fethi, milletimizin mefkuresi, ülküsü, Kızıl Elması uğruna neleri başarabileceğinin numunesidir. Karadan yürütülerek Haliç'ten denize indirilen kadırgalar, Sultan Fatih'in azminin, iradesinin, feth-i mübin olan inancının yansımasıdır” ifadelerini kullandı. 'İSTANBUL'UN FETHİNİ HALEN İÇLERİNE SİNDİREMEYEN HAZIMSIZLAR VAR'Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı zamanda İstanbul'un fethi, her delikanlımızın ruhunda bir Fatih idealinin, bir Ulubatlı Hasan fedakarlığının, bir Akşemseddin bilgeliğinin yaşadığını gösteren en güzel örnektir. Göl yerinde su eksik olmasa bu milletin gönlünde de fetih mefkuresi, fetih şuuru, fetih özlemi hiçbir zaman eksik olmaz. Değerli kardeşlerim, bu topraklar 1071'den bu yana bizim vatanımız, İstanbul ise 1453'ten bu yana Türk İstanbul olarak milletimizin göz bebeği, iftihar tablosudur. Ama biliyoruz ki bunu halen kabullenemeyenler var. İstanbul'un fethini halen içlerine sindiremeyen hazımsızlar var. 573 yıllık öfkenin pençesinden bir türlü kurtulamayanlar var. Bunların gerek içeride gerekse dışarıda ama buldukları her fırsatta bu hazımsızlıklarını, bu rahatsızlıklarını ifşa ettiklerini görüyoruz. Ne diyor onlar? "Her kim zulüm 1453'te başladı diyorsa maskesini indirin, altından 1453'te mücadele ettiğimiz karanlık yüzler çıkacaktır' Her kim 'İstanbul'un statüsü değişsin' diyorsa bunlar Topkapı'da okunan Kur'an'ı, Ayasofya'da okunan ezanı içlerine sindiremeyenlerdir. Her kim İstanbul'da inşa ettiğimiz yüksek medeniyeti görmezden gelerek 'Göçebe barbarlar Anadolu'daki medeniyeti tahrip etti' diyorsa pelerinini kaldırın, göğsüne kazınmış Bizans dövmesiyle karşılaşırsınız. Her kim bu şehrin, Yahya Kemal'in 'Türk İstanbul' dediği kurucu kimliğiyle bir sorun yaşıyorsa arka planına baktığınızda aslında fetihle ve Fatih'le hesaplaşma içinde olduğunu görürsünüz. Bunların kim olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz” dedi.'AYASOFYA'NIN KAPISINA VURULAN ZİNCİRLERİ PARÇALADIYSAK KUTLU FETİHLERDEN İLHAM ALARAK YENİ ZAFERLERE DE İMZA ATACAĞIZ'Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama Allah'ın izniyle bu zihniyetin temsilcilerine dün fırsat vermedik, bugün de yarın da fırsat vermeyeceğiz! Fatih Sultan Mehmet Han'ın bize emaneti olan bu aziz şehre gözümüz gibi bakmaya devam edeceğiz. 86 yıllık hicranın ardından nasıl Ayasofya'nın kapısına vurulan zincirleri parçaladıysak kutlu fetihlerden ilham alarak yeni zaferlere de imza atacağız. İstanbul'un fethi bizlere şunu öğretmiş, şunu hatırlatmıştı: Eğer gerçekten inanır, çalışır, zorluklar karşısında sebat edersek milletçe başaramayacağımız iş, ulaşamayacağımız hedef yoktur. Yeter ki Sultan Fatih gibi, "Ya İstanbul beni alacak ya da ben İstanbul'u alacağım" diyerek kararlılığını göstermektir. Yeter ki zafere inanalım, gücümüzün idrakinde olalım. Gerisi Allah'ın izniyle sadece bir zamanlama ve planlama meselesidir. Bunun için hep birlikte çalışacak, saflarımızı daha da sıklaştıracak ve İstanbul'un geleceğini karartmak isteyenlere meydanı bırakmayacağız” dedi.'COĞRAFYAMIZDA SINIRLAR YENİDEN KANLA VE GÖZYAŞIYLA ÇİZİLMEK İSTENİYOR'Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu bir defa her bir yol ve dava arkadaşımın çok iyi bilmesini isterim: Dünyamız ve bölgemiz gerek siyasi gerek ekonomik gerekse diplomatik bakımdan çok ciddi kırılmalar yaşıyor. Coğrafyamızda sınırlar yeniden kanla ve gözyaşıyla çizilmek isteniyor. Gazze'den Sudan'a, Yemen'den Lübnan'a yönümüzü nereye çevirirsek çevirelim aynı kirli oyunun farklı sahnelerine tanık oluyoruz. Değerli kardeşlerim, Rabbim daha nice fetihlere bizleri eriştirsin. Bunun için de Cumhur İttifakı'nın birliğini, beraberliğini daim eylesin. Birliğimizi, beraberliğimizi bozmayacağız. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye'nin yarınlarına yürüyeceğiz. Sağ olun, var olun. Rabbim yar ve yardımcımız olsun” dedi.Programda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasının ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Mehteran ekibi ve Gülbeşeker Eğitim Kurumları Mehteran Takımı sahne aldı. (DHA)
Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul'un fethini halen içlerine sindiremeyen hazımsızlar var / Geniş haber

Gülseren KARAPINAR-Ulaşcan ÖZER/İSTANBUL, (DHA)-“İSTANBUL'un Fethi'nden Gönüllerin Fethine" programında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “İstanbul'un fethini halen içlerine sindiremeyen hazımsızlar var. 573 yıllık öfkenin pençesinden bir türlü kurtulamayanlar var. Bunların gerek içeride gerekse dışarıda ama buldukları her fırsatta bu hazımsızlıklarını, bu rahatsızlıklarını ifşa ettiklerini görüyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'un fethinin 573'üncü yıl dönümü ile Kurban Bayramı dolayısıyla AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen "İstanbul'un Fethi'nden Gönüllerin Fethine" programına katıldı. Erdoğan'ın yanı sıra programda İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İstanbul Valisi Davut Gül ve AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ile çok sayıda partili hazır bulundu. Fetih ruhu ile bayram coşkusunun bir arada yaşandığı programda Cumhurbaşkanı Erdoğan, partililerle bir araya geldi. Yoğun katılımın olduğu etkinlikte İstanbul'un fethinin tarihi anlamı vurgulanırken, birlik ve beraberlik mesajları öne çıktı.

'HER BİRİNİZİN KURBAN BAYRAMI'NI CANIGÖNÜLDEN TEBRİK EDİYORUM'

Programda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Aziz milletim, Sevgili İstanbullular, AK Parti İstanbul İl Teşkilatımızın çok değerli mensupları, sevgili gençler, hanımefendiler, beyefendiler sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Sizlerle birlikte 86 milyon vatandaşımızın her birini saygıyla selamlıyor, dünyanın 150'den fazla ülkesinde hayat ve haysiyet mücadelesi veren tüm kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Bugün hem sizlerle bayramlaşalım hem de İstanbul'un fethinin 573'üncü sene-i devriyesini coşkuyla kutlayalım istedik. Fethin 573'üncü yıl dönümünde İstanbul daha bir güzel. Bu mübarek bayram gününde sizler daha bir güzelsiniz. Öncelikle her birinizin Kurban Bayramı'nı canı gönülden tebrik ediyorum. Aynı şekilde dünyanın dört bir yanında yaşayan, bayramda sıla hasreti gözünde tüten bütün vatandaşlarımızın, gönül coğrafyamızdaki her kardeşimizin, yeryüzündeki her Müslüman'ın bayramını tebrik ediyorum” dedi.

'BAYRAM, CENNET YÜZLÜ ÇOCUKLARIN YÜZLERİNDE TEBESSÜM ÇİÇEKLERİ AÇINCA BAYRAM OLUR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bayramın sizler için, tüm İstanbul ve Türkiye için, İslam dünyası ve insanlık için mübarek olmasını; kardeşliğe, barışa, huzura vesile olmasını Cenab-ı Allah'tan niyaz ediyorum. Kestiğiniz, kestiğiniz kurbanların Hak Teala katında makbul olmasını diliyorum. Bayram, şüphesiz en çok da çocuklar için bayramdır. Bayram, cennet yüzlü çocukların yüzlerinde tebessüm çiçekleri açınca bayram olur; asıl böyle anlamını bulur. Türkiye'nin tüm çocuklarının, dünyanın tüm çocuklarının bayramını bugün özellikle tebrik ediyor, her birini sevgiyle kucaklıyor, minik yanaklarından öpüyor, her günlerinin bayram havasında geçmesini temenni ediyorum” dedi.

'GARİP GURABANIN KAPISINI ÇALIYOR, ÖKSÜZÜN, YETİMİN BAŞINI OKŞUYOR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “insanımızın dostluğu, kardeşliği, milli ve manevi değerlerini en canlı biçimde yaşadığı müstesna zamanlardır. Bayramlar, yardımlaşma ve paylaşma duygularımızı yüceltmenin yanı sıra, birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirdiğimiz özel günlerdir. Milletçe bayram günlerinde bu hissiyatı, bu ruhu, bu inancı çok daha diri bir içinde idrak ve ihya ediyoruz. Garip gurabanın kapısını çalıyor, öksüzün, yetimin başını okşuyor, en yakınımızdan başlayarak ihtiyaç sahiplerinin de derdiyle dertleniyoruz. Bayramlar, millet olarak bizi birbirimize yakınlaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda dünyanın dört bir yanındaki kardeşlerimizle de aramızda yeni muhabbet köprülerinin kurulmasını sağlıyor. Bayramlar, tüm farklılıklarımızı bir tarafa bırakıp ümmet olma şuurumuzun daha da perçinlenmesine vesile oluyor. Geçenlerde Hakk'a uğurladığımız şair Murat Kapkıner bu bilinci şöyle ifade ediyordu: 'Afrika'da öldürülse bir yerli, canı benden çıkıyor, seni bildim bileli.' İşte bu hissiyatla dünyanın en ücra köşesine kadar milletimizin merhamet ve şefkat elini ulaştıran gönüllü kuruluşlarımıza, hayırseverlerimize, sivil toplum örgütlerimize bugün hassaten teşekkür ediyorum. Cenab-ı Allah onların eksikliğini bu millete ve ümmete göstermişin” diye konuştu.

'PEYGAMBERİNİN MÜJDESİNE NAİL OLAN SULTAN FATİH'İN YOLUNDAN AYIRMASIN'

Erdoğan, “Şu anda hac farizasını yerine getirmek üzere kutsal topraklarda bulunan kardeşlerimizin ibadetlerinin kabul olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Gönülden yapılan duaların geri çevrilmediği bu mübarek günde, Fatih Sultan Mehmet Han'ın şu duasına bizler de yürekten 'Amin' diyoruz: 'Zülfünün zincirine bende eyledi şahım beni, kulluğundan kalmasın azad Allah'ım beni.' Evet, Rabbim bizleri kendi yolundan, Peygamberinin yolundan, Peygamberinin müjdesine nail olan Sultan Fatih'in yolundan ayırmasın. Rabbim nusretini, hamiyetini, merhametini milletimizden eksik etmesin. Rabbim bu mübarek günler hatırına bütün mazlum ve yaralı coğrafyaları hasretini çektiğimiz huzur ortamına kavuştursun” dedi.

'O ŞANLI KOMUTANI AYNI ŞEKİLDE KEMAL-İ EDEPLE YAD EDİYORUM'

Erdoğan, “Şu anda karşımda İstanbul var. Çok değerli İstanbul'umuz. Bugün bir taraftan Kurban Bayramı'nın sevincini yaşarken, diğer taraftan İstanbul'un fethinin 573'üncü yılına kavuşmanın heyecanı içindeyiz. Bu anlamlı günde, tam 573 sene önce İstanbul'un fethine katılan, bu şehrin surlarında şehit olan, gazi olan her büyüğümüzü rahmetle anıyorum. Henüz 21 yaşındayken İstanbul'un fethini gerçekleştiren o şanlı komutanı aynı şekilde kemal-i edeple yad ediyorum. Yine burada diliyorum; semalarımızdan ezan-ı Muhammedi'ler eksilmesin. Bayrağımız gökyüzünde nazlı nazlı dalgalansın. Mabetlerimizin üzerine namahrem eli değmesin. Her metrekaresinde bir şehidin yattığı bu aziz topraklar kirletilmesin diye fedai can eyleyen tüm kahramanlara Rabbimden rahmet diliyorum" dedi.

'İSTANBUL'UN FETHİ SADECE BİR BÜYÜK ZAFER, SADECE ÇAĞ AÇIP ÇAĞ KAPAYAN BİR OLAY DEĞİL'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim, sevgili gençler; bu mübarek günde şu noktaya özellikle dikkatlerinizi çekmek istiyorum. İstanbul'un fethi sadece bir büyük zafer, sadece çağ açıp çağ kapayan bir olay değil; dünyanın gözbebeği bir şehirde karanlığın aydınlığa tecellisidir. İstanbul'un fethi, can ve mal güvenliğinin olmadığı bir şehirde yüzyıllar sürecek bir huzur ve güvenlik ortamının tesis edilmesidir. İstanbul'un fethi, her kökene, her inanca, her görüşe o güne kadar gösterilmeyen hoşgörünün gösterilmesi, verilmeyen değerin verilmesidir. İstanbul'un fethi, coğrafya için fitne üreten bir ocağın söndürülmesi yerine, kıyamete kadar sönmeyecek hak ve hakkaniyet ocağının yakılmasıdır. İstanbul'un fethi, Ayasofya dahil mabetleri soyulan, tahrip edilen, semtleri bataklığa dönüşen bir şehrin imarıdır, ihyasıdır, hayat bulmasıdır” dedi.

'İSTANBUL'UN FETHİ VE 500 YILLIK İMPARATORLUK YALNIZCA GENÇ TÜRK HÜKÜMDARININ ESERİDİR'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bu hakikati büyük tarihçi, rahmetli Halil İnalcık bakınız nasıl anlatıyor. O, 1451'de tahta oturduğu andan bu yana fethi başarmak için gece gündüz çalışıp her türlü diplomatik, askeri, teknolojik ve idari önlemi düşünmüş ve almış. 20 Nisan deniz bozgunu fethi tehlikeye düşürdüğü anda azim ve kararından sarsılmamış. İstanbul'un fethi ve 500 yıllık imparatorluk yalnızca genç Türk hükümdarının eseridir. Bu tarihi bir gerçektir. Harap bir şehir olarak aldığı Konstantiniyye'yi Fatih, vakıflara dayanan külliye imaretleriyle muhteşem bir Türk-İslam şehri olarak yeniden inşa etmiştir” dedi.

'KIZIL ELMASI UĞRUNA NELERİ BAŞARABİLECEĞİNİN NUMUNESİDİR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne diyordu? 'Letüftehanne'l Konstantiniyyete veleni'mel emiru emiruha veleni'mel ceyşu zalike'l ceyş' , 'İstanbul muhakkak fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, onun askeri ne güzel askerdir" İstanbul'un fethi, iki dünyanın, iki kıtanın birleştiği bu şehre 573 yıldır batmayan bir güneşin doğması, bir baharın gelmesidir. İstanbul'un fethi, yeryüzünde fitneyi ortadan kaldırmayı hayatının amacı haline getiren, bunun için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan 21 yaşındaki gencin, dünya tarihinde örneği görülmeyen bir barış ve kardeşlik iklimini mayalamasıdır. İstanbul'un fethi, bu topraklarda Malazgirt'le başlayan fetihler silsilemizin en parlak halkasıdır. Hani diyor ya Fazıl Hüsnü Dağlarca: 'Havanın mavisinde, denizin yeşilinde bir türkü, Orta Asya'dan beri duymuşuz. Anamızın sütünden bayraklara kadar, Yüze fetihle büyümüşüz. Nur ile kuvvet ile aşk ile Kaderin büyüsünü bozmuşuz. Görmüşüz suretini güzelliğin, Koca felaketlere gülmüşüz. Cihanın yarısı gök, Önünde şehit şehit durmuşuz. Cihanın yarısı İstanbul, Almışız' İşte İstanbul'un fethi, devamında fetihler doğuran gaza medeniyetimizin en büyük kapılarından, en büyük kaynaklarından biridir. İstanbul'un fethi, milletimizin mefkuresi, ülküsü, Kızıl Elması uğruna neleri başarabileceğinin numunesidir. Karadan yürütülerek Haliç'ten denize indirilen kadırgalar, Sultan Fatih'in azminin, iradesinin, feth-i mübin olan inancının yansımasıdır” ifadelerini kullandı.

'İSTANBUL'UN FETHİNİ HALEN İÇLERİNE SİNDİREMEYEN HAZIMSIZLAR VAR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı zamanda İstanbul'un fethi, her delikanlımızın ruhunda bir Fatih idealinin, bir Ulubatlı Hasan fedakarlığının, bir Akşemseddin bilgeliğinin yaşadığını gösteren en güzel örnektir. Göl yerinde su eksik olmasa bu milletin gönlünde de fetih mefkuresi, fetih şuuru, fetih özlemi hiçbir zaman eksik olmaz. Değerli kardeşlerim, bu topraklar 1071'den bu yana bizim vatanımız, İstanbul ise 1453'ten bu yana Türk İstanbul olarak milletimizin göz bebeği, iftihar tablosudur. Ama biliyoruz ki bunu halen kabullenemeyenler var. İstanbul'un fethini halen içlerine sindiremeyen hazımsızlar var. 573 yıllık öfkenin pençesinden bir türlü kurtulamayanlar var. Bunların gerek içeride gerekse dışarıda ama buldukları her fırsatta bu hazımsızlıklarını, bu rahatsızlıklarını ifşa ettiklerini görüyoruz. Ne diyor onlar? "Her kim zulüm 1453'te başladı diyorsa maskesini indirin, altından 1453'te mücadele ettiğimiz karanlık yüzler çıkacaktır' Her kim 'İstanbul'un statüsü değişsin' diyorsa bunlar Topkapı'da okunan Kur'an'ı, Ayasofya'da okunan ezanı içlerine sindiremeyenlerdir. Her kim İstanbul'da inşa ettiğimiz yüksek medeniyeti görmezden gelerek 'Göçebe barbarlar Anadolu'daki medeniyeti tahrip etti' diyorsa pelerinini kaldırın, göğsüne kazınmış Bizans dövmesiyle karşılaşırsınız. Her kim bu şehrin, Yahya Kemal'in 'Türk İstanbul' dediği kurucu kimliğiyle bir sorun yaşıyorsa arka planına baktığınızda aslında fetihle ve Fatih'le hesaplaşma içinde olduğunu görürsünüz. Bunların kim olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz” dedi.

'AYASOFYA'NIN KAPISINA VURULAN ZİNCİRLERİ PARÇALADIYSAK KUTLU FETİHLERDEN İLHAM ALARAK YENİ ZAFERLERE DE İMZA ATACAĞIZ'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama Allah'ın izniyle bu zihniyetin temsilcilerine dün fırsat vermedik, bugün de yarın da fırsat vermeyeceğiz! Fatih Sultan Mehmet Han'ın bize emaneti olan bu aziz şehre gözümüz gibi bakmaya devam edeceğiz. 86 yıllık hicranın ardından nasıl Ayasofya'nın kapısına vurulan zincirleri parçaladıysak kutlu fetihlerden ilham alarak yeni zaferlere de imza atacağız. İstanbul'un fethi bizlere şunu öğretmiş, şunu hatırlatmıştı: Eğer gerçekten inanır, çalışır, zorluklar karşısında sebat edersek milletçe başaramayacağımız iş, ulaşamayacağımız hedef yoktur. Yeter ki Sultan Fatih gibi, "Ya İstanbul beni alacak ya da ben İstanbul'u alacağım" diyerek kararlılığını göstermektir. Yeter ki zafere inanalım, gücümüzün idrakinde olalım. Gerisi Allah'ın izniyle sadece bir zamanlama ve planlama meselesidir. Bunun için hep birlikte çalışacak, saflarımızı daha da sıklaştıracak ve İstanbul'un geleceğini karartmak isteyenlere meydanı bırakmayacağız” dedi.

'COĞRAFYAMIZDA SINIRLAR YENİDEN KANLA VE GÖZYAŞIYLA ÇİZİLMEK İSTENİYOR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu bir defa her bir yol ve dava arkadaşımın çok iyi bilmesini isterim: Dünyamız ve bölgemiz gerek siyasi gerek ekonomik gerekse diplomatik bakımdan çok ciddi kırılmalar yaşıyor. Coğrafyamızda sınırlar yeniden kanla ve gözyaşıyla çizilmek isteniyor. Gazze'den Sudan'a, Yemen'den Lübnan'a yönümüzü nereye çevirirsek çevirelim aynı kirli oyunun farklı sahnelerine tanık oluyoruz. Değerli kardeşlerim, Rabbim daha nice fetihlere bizleri eriştirsin. Bunun için de Cumhur İttifakı'nın birliğini, beraberliğini daim eylesin. Birliğimizi, beraberliğimizi bozmayacağız. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye'nin yarınlarına yürüyeceğiz. Sağ olun, var olun. Rabbim yar ve yardımcımız olsun” dedi.

Programda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasının ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Mehteran ekibi ve Gülbeşeker Eğitim Kurumları Mehteran Takımı sahne aldı. (DHA)

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.