<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
                 <rss version="2.0" 
                 xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
                 xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" 
                 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" 
                 xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
                 <channel><title>Türkiyenin En iyi Haber Sitesi</title>
                      <link>https://www.tekirdaginsesi.com.tr/rss.xml</link>
                      <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.tekirdaginsesi.com.tr/rss.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                      <language>tr</language>
                      <description>Tarafsız, objektif ve en etkili organik haberleriyle Türkiyenin en iyi haber sitesidir</description>
                      <category>News</category>
                      <lastBuildDate>Fri, 15 May 2026 23:50:07 +0000</lastBuildDate>
                      <ttl>1</ttl>
                      <generator>Türkiyenin En iyi Haber Sitesi - Haberler</generator>
                      <copyright>Copyright - 2026 - Türkiyenin En iyi Haber Sitesi</copyright><item><title><![CDATA[“Tekirdağ’da nasıl bir belediyecilik kurduk?” Başkan anlatıyor: İki yılda yapılanlar ve kurulan sistem]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tekirdaginsesi.com.tr/haber-tekirdagda-nasil-bir-belediyecilik-kurduk-baskan-anlatiyor-iki-yilda-yapilanlar-ve-kurulan-sistem-1291.html</guid>
                    <link>https://www.tekirdaginsesi.com.tr/haber-tekirdagda-nasil-bir-belediyecilik-kurduk-baskan-anlatiyor-iki-yilda-yapilanlar-ve-kurulan-sistem-1291.html</link>
                    <description><![CDATA[“Tekirdağ’da nasıl bir belediyecilik kurduk?” Başkan anlatıyor: İki yılda yapılanlar ve kurulan sistem]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ “Tekirdağ’da nasıl bir belediyecilik kurduk?” Başkan anlatıyor: İki yılda yapılanlar ve kurulan sistem Kıymetli Tekirdağlılar, Bugün aslında yalnızca iki yıllık hizmet dönemimizin bir muhasebesini yapmak için bir araya gelmiş değiliz. Amacımız sadece yapılan işleri sıralamak ya da bir faaliyet listesi sunmak da değil. Biz burada, Tekirdağ’da nasıl bir belediyecilik anlayışı kurduğumuzu, bu anlayışı hangi temellere dayandırdığımızı ve bu şehrin geleceğini nasıl bir iradeyle şekillendirdiğimizi anlatmak istiyoruz. Çünkü bazı dönemler vardır; yapılan işlerin sayısından çok, o işlerin arkasındaki akıl, kararlılık ve şehir vizyonu önemlidir. Biz göreve geldiğimiz günden bu yana tam olarak böyle bir anlayışı inşa etmeye çalışıyoruz. “Tekirdağ’a sadece bugünden bakmadık” Tekirdağ’a hiçbir zaman sadece bugünün ihtiyaçları üzerinden bakmadık. Bu şehri yalnızca sorunların toplandığı bir alan olarak değil; aynı zamanda büyük bir potansiyelin, güçlü bir toplumsal enerjinin ve ortak bir geleceğin taşıyıcısı olarak gördük. Bizim için belediyecilik; sadece hizmet üretmek değildir. Aynı zamanda güven inşa etmektir. Eşitliği büyütmektir. Bir şehre yön vermektir. Bir şehir; en uzak mahallesindeki vatandaş kendini ne kadar görülmüş hissediyorsa, bir çocuk geleceğe ne kadar umutla bakıyorsa, bir kadın yaşam yükünü ne kadar hafif hissediyorsa, bir genç kendi şehrinde kalmak istiyorsa… işte o kadar büyür. Biz de bu anlayışla, hiçbir vatandaşı geri planda bırakmadan, hiçbir ihtiyacı küçük görmeden çalıştık. “Gösterilen değil, hissedilen belediyecilik” Bizim hedefimiz hiçbir zaman sadece “göze görünen işler” yapmak olmadı. Biz; gösterilen değil hissedilen, anlatılan değil hayatın içinde karşılığı olan, günü kurtaran değil yarını kuran bir belediyeciliği tercih ettik. Her adımda kendimize tek bir soru sorduk: “Bu yaptığımız iş, vatandaşın hayatını gerçekten iyileştiriyor mu?” Eğer cevap evetse devam ettik. Eksikse yeniden baktık, yeniden planladık. “Mali disiplin bir tercih değil, yönetim modelidir” İlk günden itibaren çok net bir karar aldık. Kiralamak yerine sahip olacağız. Satmak yerine koruyacağız. Dışa bağımlı olmak yerine kendi gücümüze dayanacağız. Bu yüzden birçok alanda “öz malımız” anlayışını büyüttük. Araçtan ekipmana kadar pek çok alanda kiralama yerine satın alma yoluna gittik. Çünkü biliyoruz ki güçlü bir belediye ancak güçlü öz kaynaklarla mümkündür. Bugün geldiğimiz noktada, hizmetlerimizin büyük bölümünü kendi imkânlarımızla finanse edebilen bir yapı kurduk. Borçlanmadan da hizmet üretilebileceğini gösterdik. Ama şunu açıkça söylemek isterim: Bu sadece mali bir tercih değil. Bu, Tekirdağ’ın geleceğini koruyan bir yönetim modelidir. “Vatandaşın sesi bizim yol haritamız oldu” Biz belediyeciliği masa başında kurulan bir sistem olarak görmüyoruz. Vatandaşı dinleyen, veriyi analiz eden, birlikte çözüm üreten bir anlayışla hareket ediyoruz. Bize gelen her talep, her şikâyet bizim için çok kıymetli bir veri. Çünkü o başvurular bize şunu gösteriyor: Bu şehir ne yaşıyor? Neye ihtiyaç duyuyor? Nerede zorlanıyor? Ve burada çok çarpıcı bir tabloyla karşılaştık. Başvuruların yarısından fazlası sosyal yardım taleplerinden oluşuyor. Bu bize şunu açıkça gösterdi: İnsanlarımız yalnızca hizmet değil, destek de bekliyor. Yalnız olmadığını hissetmek istiyor. “Sosyal belediyeciliği 7 kat büyüttük” Bu tabloyu gördükten sonra sosyal hizmetleri merkezimize aldık. İlk yıl dolmadan sosyal hizmet kapasitemizi 7 kat artırdık. İki yılda:  Binlerce kişiye nakdi yardım sağladık Emeklilere pazar desteği verdik Öğrencilere eğitim desteği sunduk Yeni doğan bebeklere destek olduk Gençlere internet desteği sağladık  Ama mesele sadece rakam değil. Biz burada bir güven sistemi kurduk. İhtiyacı doğru tespit eden, sürdürülebilir bir destek modeli oluşturduk. “Kadın, çocuk, yaşlı… herkesin yanında olduk” Kadın danışma merkezlerimizle sadece destek vermedik, güçlendiren bir sistem kurduk. Engelli ve yaşlı hizmetlerinde ise doğrudan hayatın içine girdik: Ev temizliği, bakım, ulaşım, psikolojik destek, fizyoterapi… Yani sadece hizmet üretmedik; evin içine dokunan bir belediyecilik kurduk. “Sağlıkta da sorumluluk aldık” Hasta nakil hizmetlerimizi artırdık. Ambulans sayımızı yükselttik. Koruyucu sağlık hizmetlerine başladık. Çünkü belediyecilik artık sadece yol yapmak değildir. İnsanın hayatına dokunmaktır. “Altyapıda cesur davrandık” Altyapı zor iştir. Kazarsınız, eleştirilirsiniz. Maliyetlidir, zahmetlidir. Ama yapılmazsa şehir geleceğini kaybeder. Biz zor olanı seçtik. Yıllardır ertelenen sorunların üzerine gittik. Şehrin altını yeniden kurmaya başladık. İçme suyu, kanalizasyon, arıtma… hepsinde büyük bir dönüşüm başlattık. Çünkü biliyoruz ki: Sağlam altyapı olmadan güçlü gelecek olmaz. “Ulaşımda şehrin hareketini güçlendirdik” Yollar sadece asfalt değildir. Bir öğrencinin okula ulaşmasıdır. Bir üreticinin tarlasına gitmesidir. Bir vatandaşın hayatını kolaylaştırmaktır. İki yılda yüzlerce kilometrelik yol çalışması yaptık. Kırsalı merkezle daha güçlü bağladık. “Biz günü değil, geleceği kuruyoruz” Bugün ortaya koyduğumuz tablo, birbirinden kopuk işler değil. Hepsi aynı anlayışın ürünü: Planlı, disiplinli, insan odaklı bir yönetim. Biz popüler olanın değil, gerekli olanın yanında durduk. Geçici çözümler değil, kalıcı sistemler kurduk. Çünkü biz inanıyoruz ki: Bir şehrin geleceği, ne kadar iş yaptığıyla değil, o işleri hangi akılla yaptığıyla belirlenir. Ve biz Tekirdağ’da tam olarak bunu yapıyoruz. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tekirdaginsesi.com.tr/ozel-dosya-haberleri">Özel Dosya</category><dc:creator><![CDATA[“Tekirdağ’da nasıl bir belediyecilik kurduk?” Başkan anlatıyor: İki yılda yapılanlar ve kurulan sistem - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 08:54:03 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tekirdaginsesi.com.tr/images/haber/tekirdagda-nasil-bir-belediyecilik-kurduk-baskan-anlatiyor-iki-yilda-yapilanlar-ve-kurulan-sistem-115559-20260428.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tekirdaginsesi.com.tr/images/haber/tekirdagda-nasil-bir-belediyecilik-kurduk-baskan-anlatiyor-iki-yilda-yapilanlar-ve-kurulan-sistem-115559-20260428.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tekirdaginsesi.com.tr/images/haber/tekirdagda-nasil-bir-belediyecilik-kurduk-baskan-anlatiyor-iki-yilda-yapilanlar-ve-kurulan-sistem-115559-20260428.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[LGS Süreci Tüm Yönleriyle Masaya Yatırıldı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tekirdaginsesi.com.tr/haber-lgs-sureci-tum-yonleriyle-masaya-yatirildi-1044.html</guid>
                    <link>https://www.tekirdaginsesi.com.tr/haber-lgs-sureci-tum-yonleriyle-masaya-yatirildi-1044.html</link>
                    <description><![CDATA[Tayfun Şahin’in sunduğu “Konuşmamız Lazım” programında bu hafta, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) tüm yönleriyle ele alındı. Eğitimci ve pedagog Mustafa Gök, sınavın anlamından tercih sürecine, aile tutumundan öğrenci psikolojisine kadar birçok önemli konuda dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ LGS Süreci Tüm Yönleriyle Masaya Yatırıldı

Konuk: Eğitimci ve Pedagog Mustafa Gök

Tayfun Şahin’in sunduğu “Konuşmamız Lazım” programında bu hafta, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) tüm yönleriyle ele alındı. Eğitimci ve pedagog Mustafa Gök, sınavın anlamından tercih sürecine, aile tutumundan öğrenci psikolojisine kadar birçok önemli konuda dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

“LGS sadece bir sınav değil, 1 milyon aileyi etkileyen bir süreç”

Tayfun Şahin: LGS nedir, neden bu kadar önemli?

Mustafa Gök:
LGS, yaklaşık 1 milyon öğrencinin katıldığı ve dolaylı olarak 1 milyon aileyi etkileyen bir süreçtir. Bu sınav, öğrencilerin ortaöğretime yani liseye geçişini belirler. Aileler çocuklarının “en iyi okula” gitmesini isterken, bu kavram çoğu zaman üniversite başarısıyla ilişkilendiriliyor. Bu nedenle sınavın önemi oldukça büyüyor.

“Her öğrenci sınava girmek zorunda değil”

Şahin: Her öğrenci LGS’ye girmek zorunda mı?

Gök:
Hayır. Her yıl yüz binlerce öğrenci sınava girmiyor. Öğrenciler merkezi yerleştirme ile adreslerine yakın okullara yerleşebiliyor. Ancak akademik hedefi yüksek olan öğrenciler için sınav önemli bir araç.

Özel okullar ve sistem

Şahin: Özel okullar LGS’ye bağlı mı?

Gök:
Bazı özel okullar kendi sınavlarını yaparken, bazıları LGS puanını kullanır. Ancak tüm süreçler Milli Eğitim Bakanlığı’nın denetimi altındadır ve belirli kurallara tabidir.

“Mültecilere özel ayrıcalık yok”

Şahin: Mülteci öğrenciler için ayrıcalık var mı?

Gök:
Milli Eğitim Bakanlığı kılavuzunda böyle bir ayrıcalık bulunmuyor. Merkezi sınav sistemi tüm öğrenciler için aynı şekilde uygulanıyor.

Lise türleri neler?

Gök:


	Fen Liseleri
	Anadolu Liseleri
	Sosyal Bilimler Liseleri
	Spor ve Güzel Sanatlar Liseleri (yetenek sınavıyla)
	Uluslararası program uygulayan okullar


“Sınav sonucu hayatı belirlemez”

Şahin: Yüksek puan alan kesin başarılı olur mu?

Gök:
Kesinlikle hayır. İyi bir lise avantaj sağlar ama hayatı garanti altına almaz. Çok yüksek puanla iyi okullara girip bırakmış öğrenciler de var. Bu sınava gereğinden fazla anlam yüklemek en büyük hata.

En büyük hata: “Bu sınav her şeyi belirler” düşüncesi

Gök:
Bu algı stresi artırıyor. Stres arttıkça öğrenme azalır. Oysa LGS sadece bir araçtır. Başarı için en önemli unsur okuduğunu anlama becerisidir. Çok kitap okumak, derste aktif olmak kritik önemdedir.

Dershane şart mı?

Gök:
Düzenli çalışan bir öğrenci için şart değil. Okul ve öğretmen yeterlidir. Ancak bazı öğrenciler için ek destek faydalı olabilir.

Tercih süreci: En kritik aşama

Gök:


	Rehber öğretmenlerden mutlaka destek alınmalı
	Okulun vizyonu ve misyonu incelenmeli
	Ulaşım, pansiyon, sosyal imkanlar değerlendirilmeli
	Sadece puana değil, öğrenciye uygunluğa bakılmalı


“Yüzdelik dilim, puandan daha önemli”

Gök:
Tercihlerde en kritik veri yüzdelik dilimdir. Kontenjan değişimleri mutlaka takip edilmelidir. Küçük farklar binlerce öğrenciye karşılık gelebilir.

Ailelere kritik uyarı

Gök:


	Çocuğunuzu başkalarıyla kıyaslamayın
	Sonuç ne olursa olsun destek olun
	Baskı ve korku dili kullanmayın
	Bu süreci “hayat meselesi” haline getirmeyin


“İlaç çözüm değil”

Gök:
Sınav stresi için hemen ilaçlara yönelmek doğru değil. Bu, uzun vadede daha büyük sorunlara yol açabilir. Stres yönetimi öğrenilmelidir.

Deprem bölgesi öğrencilerine destek

Gök:
Milli Eğitim Bakanlığı, deprem bölgesindeki öğrenciler için kontenjan ve pozitif ayrımcılık uyguluyor.

Son söz

Mustafa Gök:
“Bu sınav sadece bir araç. Hayat çok daha uzun ve çok daha fazla fırsat sunuyor. Öğrenciler kendilerine inanmaya devam etmeli. En değerli olan şey kendileridir.”
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tekirdaginsesi.com.tr/ozel-dosya-haberleri">Özel Dosya</category><dc:creator><![CDATA[LGS Süreci Tüm Yönleriyle Masaya Yatırıldı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 18:36:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tekirdaginsesi.com.tr/images/haber/lgs-sureci-tum-yonleriyle-masaya-yatirildi-213959-20260419.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tekirdaginsesi.com.tr/images/haber/lgs-sureci-tum-yonleriyle-masaya-yatirildi-213959-20260419.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tekirdaginsesi.com.tr/images/haber/lgs-sureci-tum-yonleriyle-masaya-yatirildi-213959-20260419.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[“Sağlık, Vicdan ve Yönetmek: İlker Yıldırım ile Söyleşi”]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tekirdaginsesi.com.tr/haber-saglik-vicdan-ve-yonetmek-ilker-yildirim-ile-soylesi-1043.html</guid>
                    <link>https://www.tekirdaginsesi.com.tr/haber-saglik-vicdan-ve-yonetmek-ilker-yildirim-ile-soylesi-1043.html</link>
                    <description><![CDATA[“Sağlık, Vicdan ve Yönetmek: İlker Yıldırım ile Söyleşi” Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. İlker Yıldırım, hekimlikten yöneticiliğe uzanan yolculuğunu, üniversite hastanelerinin sorunlarını ve Tekirdağ özelindeki sağlık tablosunu gazetemize anlattı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ “Sağlık, Vicdan ve Yönetmek: İlker Yıldırım ile Söyleşi” Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İlker Yıldırım, hekimlikten yöneticiliğe uzanan yolculuğunu, üniversite hastanelerinin sorunlarını ve Tekirdağ özelindeki sağlık tablosunu gazetemize anlattı. Sizi genellikle “başhekim” kimliğinizle tanıyoruz. Biraz da insan İlker Yıldırım’ı tanıyabilir miyiz? Bu mesleği seçmenizde sizi en çok etkileyen neydi? Öncelikle benimle bu röportajı yapmanız nedeniyle size ve gazetenize çok teşekkür ederim Tayfun Bey. Yazılarınızı ve kitaplarınızı ilgiyle takip ediyoruz. Yaklaşık 25 yıldır hekimlik mesleğinin içindeyim. Anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanıyım, meslek hayatımın büyük bölümünü yoğun bakım alanında geçirdim. Hekimlik, insan sevgisi ve merhamet olmadan yapılabilecek bir meslek değil. Benim tercihimde de bu duygular belirleyici oldu. Hafızamda hâlâ yer eden bir haber vardır; 90’lı yılların başında Kahramanmaraş’ta doktor yetersizliği nedeniyle açılamayan bir hastaneyle ilgiliydi. İstanbul’da doğup büyümüş biri olarak hiç bilmediğim bir şehirdeki bu sorun beni derinden etkilemişti. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden gitmeye çalışan bir Türk genci olarak bu mesleği seçtim. Bu işte idealizm şart. Ülkesine ve insanına hizmet etmeyi hedefleyen tüm gençlere hekimliği gönül rahatlığıyla öneririm. Hekimlikten yöneticiliğe uzanan yol kolay değil. Başhekimlik size en çok ne kattı, sizden en çok neyi aldı? Yöneticilik gerçekten çok farklı bir alan. Ancak daha önce iki yıl başhekim yardımcılığı yaptığım için kurumu ve sorunları yakından tanıyordum. Yoğun bakım sorumluluğu yaptığım yıllar boyunca da birçok branştan meslektaşımla güçlü ilişkiler kurdum. Yaklaşık 2 bin kişilik bir kurumu tek başına yönetmek mümkün değil. Başhekim yardımcılarımız, müdürlerimiz ve birim şeflerimizle birlikte ekip ruhuyla çalışıyoruz. Kamu kurumları ve yerel yönetimlerle kurduğumuz güçlü iş birlikleri de büyük avantaj sağlıyor. Bunun bedeli ise yöneticiliğin 7/24 süren bir sorumluluk olması. Ne yazık ki kendimize ve ailemize ayırdığımız zaman ciddi şekilde azalıyor. Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Hastanesi’nin sizi en çok zorlayan ve en çok heyecanlandıran yönü ne oldu? Aslında doğru iletişimle çözülemeyecek bir sorun yok. Haklıysanız ve bunu doğru ifade ediyorsanız herkes yardımcı olmak istiyor. En büyük problemimiz yatak kapasitemizin yetersizliği. Hastalarımızı yatırıp tedavi etmek istiyoruz ancak fiziki imkânlar her zaman yeterli olmayabiliyor. Buna karşın hastanemizin en güçlü yönü dayanışma kültürü. Hekiminden hemşiresine, tüm personelimizde bu ruhu hissediyorsunuz. Zor görünen durumlarda bile birlikte çözüm üretebiliyoruz. Hastaneyi tek cümleyle tarif etmenizi istesek… Tekirdağ ve çevre illerin sağlık sorunlarını, güncel bilimsel gelişmeler rehberliğinde çözmeyi hedefleyen bir üniversite hastanesi. Yoğunluk ve randevu süreleri vatandaşların en çok şikâyet ettiği konular. Sizce sorun nereden kaynaklanıyor? Sağlık sisteminde karşılanması giderek zorlaşan aşırı bir talep var. Birinci basamak sağlık hizmetlerinin, yani aile hekimliklerinin sevk yetkisi bu yükü azaltabilir. Bugün prostat kanseri olan bir hasta ile basit bir idrar yolu enfeksiyonu olan hasta aynı profesörün önünde sıra bekliyor. Koruyucu sağlık hizmetleri de çok önemli. Vatandaşlarımız hekim önerilerine uymalı ki hastalıklar ortaya çıkmadan ya da kronikleşmeden önlenebilsin. Dünyada hiçbir ülke bu yoğun talebi sınırsız biçimde karşılayamaz. Günlük hasta sayısı ve en yoğun branşlar hangileri? Günlük ortalama 2.500 hastaya hizmet veriyoruz. En yoğun başvurular onkoloji, kalp-damar hastalıkları, endokrinoloji, fizik tedavi ve göz hastalıklarında. Kadın doğum, çocuk, psikiyatri ve tüm cerrahi branşlarımız ile yoğun bakımlarımız da tam kapasite çalışıyor. Özellikle göz hastalıklarında ciddi bir talep var. Personel eksikliği yaşanıyor mu? Öğretim üyesi tarafında, genç hekimlerin akademiyi tercih etmemesi nedeniyle bazı branşlarda sıkıntı yaşıyoruz. Plastik cerrahi, çocuk cerrahisi, patoloji ve mikrobiyoloji bunların başında geliyor. En büyük açığımız ise hemşirelik hizmetlerinde. Doğum izni, yarı zamanlı çalışma gibi nedenlerle eksikler oluşuyor ve telafisi zaman alıyor. Teknisyen, tıbbi sekreter, temizlik ve hasta bakım personeli ihtiyacımız da var. Rektörümüz Prof. Dr. Mümin Şahin, Genel Sekreterimiz Gökhan Saygı ve tüm yöneticilerimiz bu konuda yoğun çaba gösteriyor. İlimizin tüm paydaşlarından destek bekliyoruz. Ameliyatlarda malzeme sıkıntısı yaşanıyor mu? Hayır, böyle bir sorunumuz yok. Hekimlerimizin taleplerini bütçemiz dâhilinde en kaliteli şekilde karşılamaya çalışıyoruz. Bu alanda başhekim yardımcımız Dr. Aliye Çelikkol’un büyük emeği var. Tekirdağ özelinde hasta profili nasıl? Gelecekte daha da büyüyecek önemli bir sorun görüyorum: yaşlı ve kronik hastaların bakımı. Tedavi sonrası bakım yükü aileler için ağırlaşıyor. Yaşlı bakım evleri ve palyatif merkezlerin yaygınlaştırılması artık bir zorunluluk. Kanser vakaları ve kemoterapi talebi artıyor. Hastanenin kapasitesi yeterli mi? Bölgemizde onkoloji ve hematoloji alanında uzmanlaşmış bir hastaneyiz. Yeni ek binamızla birlikte radyasyon onkolojisi ve nükleer tıp birimleri de devreye girecek. Kemoterapi kapasitemiz de artacak, bu alanda daha güçlü bir noktaya geleceğiz. Başhekim olarak sizi en çok zorlayan konu hangisi? Yatak sayılarının yetersizliği ve personel eksikliği. Günün büyük bölümünde “boş yatak” arıyoruz. Bütçe konusunda ise devletimizin desteğini her zaman hissediyoruz. Akademik beklentilerle halkın sağlık ihtiyacı arasında denge kurmak zor mu? Zor ama gerekli. Bazı branşlarda öğretim üyesi sayısının artması gerekiyor. Hekimin hem yoğun hasta yükü hem de akademik çalışma yapması her zaman kolay olmuyor. Bir hastanenin başarısı sizce nasıl ölçülmeli? Bizim için başarı, tedaviye ihtiyacı olan hastaya zamanında ve doğru müdahalede bulunabilmektir. Hasta memnuniyeti elbette önemli ama kamu kaynaklarını da doğru kullanmak gerekir. Önümüzdeki döneme dair somut projeler neler? En güncel projemiz onkoloji ve hematoloji hastanemiz. Radyoterapi, nükleer tıp ve PET-CT hizmetleri sunacağız. Yeni ameliyathanelerle ameliyat sayılarımızda yüzde 40–50 artış bekliyoruz. Üniversite hastaneleri böyle adım adım büyür. 5 yıl sonra Namık Kemal Üniversitesi Hastanesi’ni nerede görmek istiyorsunuz? Tekirdağ ve bölge halkının sağlık hizmeti için başka illere gitmesine gerek kalmadan, çağdaş ve güler yüzlü hizmet sunan güçlü bir üniversite hastanesi olmasını gönülden isterim. Söyleşi: Tayfun Şahin ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tekirdaginsesi.com.tr/ozel-dosya-haberleri">Özel Dosya</category><dc:creator><![CDATA[“Sağlık, Vicdan ve Yönetmek: İlker Yıldırım ile Söyleşi” - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 18:00:21 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tekirdaginsesi.com.tr/images/haber/saglik-vicdan-ve-yonetmek-ilker-yildirim-ile-soylesi-210602-20260419.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tekirdaginsesi.com.tr/images/haber/saglik-vicdan-ve-yonetmek-ilker-yildirim-ile-soylesi-210602-20260419.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tekirdaginsesi.com.tr/images/haber/saglik-vicdan-ve-yonetmek-ilker-yildirim-ile-soylesi-210602-20260419.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Konuşma ve Dil Bozukluklarında Erken Müdahale Hayat Kurtarır]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tekirdaginsesi.com.tr/haber-konusma-ve-dil-bozukluklarinda-erken-mudahale-hayat-kurtarir-1034.html</guid>
                    <link>https://www.tekirdaginsesi.com.tr/haber-konusma-ve-dil-bozukluklarinda-erken-mudahale-hayat-kurtarir-1034.html</link>
                    <description><![CDATA[Tekirdağ’da yayınlanan “Konuşmamız Lazım” programında, Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Savaş Çelik ile konuşma ve dil bozuklukları ele alındı. Programın sunuculuğunu ise Tayfun Şahin yaptı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ “Konuşma terapisi geniş bir alanı kapsıyor”

Savaş Çelik:
“Dil ve konuşma terapisi; gelişimsel dil bozuklukları, kekemelik, konuşma sesi bozuklukları, afazi, yutma ve ses bozuklukları gibi çok geniş bir alanı kapsıyor. Yaklaşık 7 yıldır bu alanda hizmet veriyorum.”

Gelişimsel ve edinilmiş bozukluklar karıştırılıyor

Konuşma bozukluklarının iki ana gruba ayrıldığını belirten Çelik:


“Kekemelik ve artikülasyon gibi sorunlar gelişimsel bozukluklardır.
Afazi ise genellikle inme sonrası ortaya çıkan edinilmiş bir dil bozukluğudur.”


“3 yaş kritik sınır”

Çocuklarda dil gelişimiyle ilgili önemli bir uyarı yapan Çelik:


“1 yaşta ilk kelimeler, 2 yaşta basit cümleler beklenir.
3 yaşına gelmiş bir çocuk 40-50 kelime kullanamıyorsa mutlaka uzmana başvurulmalı.”


Ekran maruziyeti dil gelişimini etkiliyor

Son yıllarda sık karşılaşılan bir soruna dikkat çekildi:


“Yoğun ekran maruziyeti, çocuklarda dil gelişimini ciddi şekilde geciktirebiliyor.”


“Pelteklik bir hastalık değil, bozukluktur”

Konuşma sesi bozuklukları hakkında bilgi veren Çelik:


“Halk arasında pelteklik olarak bilinen durum aslında konuşma sesi bozukluğudur.
Örneğin ‘R’ yerine ‘Y’ demek bu kapsama girer.”


Hızlı konuşma da bir problem olabilir


“Hızlı konuşma tek başına değil, ‘hızlı bozuk konuşma’ dediğimiz durumda anlam kaybı olur.
Kişi genelde bunun farkında olmaz.”


Genetik faktörler etkili mi?


“Kesin bir gen diyemeyiz ama özellikle kekemelikte aile öyküsü oldukça yaygındır.”


Kekemelik tamamen geçer mi?

Çelik bu konuda net konuştu:


“Kekemeliği tamamen bitiriyoruz diyenler doğru söylemiyor.
Biz kontrol altına almayı hedefliyoruz.”


Şarkı söylerken neden kekemelik olmaz?


“Ritmik konuşma kekemeliği azaltır. Bu yüzden şarkı söylerken takılma neredeyse hiç görülmez.”


Ses kısıklığına dikkat!

Uzman isim önemli bir uyarıda bulundu:


“2 haftadan uzun süren ses kısıklığı mutlaka araştırılmalı.
Basit bir durum gibi görülmemeli.”


Reflü konuşmayı etkileyebilir


“Reflü, mide asidinin ses tellerine zarar vermesiyle ses bozukluğuna yol açabilir.”


Tedavide doğru uzman çok önemli

Vatandaşlara uyarı:


“Mutlaka diploması olan bir dil ve konuşma terapistine başvurulmalı.
Bu alanı herkes yapamaz.”


“Erken müdahale hayatı değiştirir”

Çelik’e göre başarı oranı büyük ölçüde zamanla ilgili:


	Gecikmiş dil gelişimi → erken müdahalede %100’e yakın başarı
	Konuşma sesi bozuklukları → tamamen düzeltilebilir
	Afazi → ilk 2 yıl çok kritik


programın tamamnı aşağıda yer alan videodan izleyebilirsiniz
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tekirdaginsesi.com.tr/ozel-dosya-haberleri">Özel Dosya</category><dc:creator><![CDATA[Konuşma ve Dil Bozukluklarında Erken Müdahale Hayat Kurtarır - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 07:13:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tekirdaginsesi.com.tr/images/haber/konusma-ve-dil-bozukluklarinda-erken-mudahale-hayat-kurtarir-101625-20260419.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tekirdaginsesi.com.tr/images/haber/konusma-ve-dil-bozukluklarinda-erken-mudahale-hayat-kurtarir-101625-20260419.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tekirdaginsesi.com.tr/images/haber/konusma-ve-dil-bozukluklarinda-erken-mudahale-hayat-kurtarir-101625-20260419.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item></channel></rss>